22 Ekim 2010 Cuma

DOĞUM ALIŞVERİŞİ



bol bol klasik müzik dinlemek için 3 farklı cd aldı babamız arabada ve akşamları evde dinledik bebişimle
Çantayı daha çok kullandım çünkü şampuan o dönemde deride döküntü yapmıştı sonradan öğrendik ki bebekler deri değiştirirmiş ama biz çokdan daline geçiş yapmıştık.
mama sandalyemizi dostlarımız doğum hediyesi olarak aldılar sudişe,doğduğu günden itibaren kullanıyoruz ana kucağı şeklini alması ve oyuncaklarının eğlenceli olması çok güzel.
salıncağı kolik dönemimizde almıştık doğumdan sonra çare ararken uyutmak ve oyalamak amacıyla müzikli otomatik sallanan bi salıncak.
ah bu kanguru olmasaydı ne yapardık bilmiyorum evden çıkmak pek mümkün olmazdı sanırım çünkü bebek arabasında sadece uyurken duruyodu ilk 5-6 ay.Kanguru sayesinde gezmemizden, alışverişimizden eksik kalmadık çünkü onun içinde uyuyor ve sakın bi şekilde etrafına bakınıyordu bizi üzmedi dışarıda kısacası.
alından kısa sürede ateşi ölçen kullanışlı bi alet çok şükür bugüne kadar bi kere ateşlendi bebişim umarım bi daha gerek duymayız.
ana kucağını devamlı kullandık içinde sallayarak uyuttuk ayrı bi ana kucağı almaya gerek kalmadı
her banyo sonrası ençok kullandıklarımız arasında kendileri
bittikce internetten aldığım ,ençok kullandıklarım arasında yer alıyor
gerçekten zor bi emzirme dönemi geçirdim 1-2 hafta neyse ki uzun sürmedi,fakat bu kremi çok kullanmadım bepantenin daha çok işe yaradığını farkettım
iyi ki almışım dediğim diğer bi ürün de bu banyo süngeri
eşimle doğumdan sonra telsiz araştırmasına başladık görüntülümü alsak acaba derken,ürün yorumlarında bu üründen bi çok ailenin memnun olduğunu okudum,yani doğru terci yapmışız pahalı bi telsiz almaya gerek yokmuş.
ilk 6 ay bebeğimle beraber olduğum için bu ürüne sadece bi kere itiyaç duydum,ama fiyatı uygun kullanımı rahat bi ürün
minik hanımın tırnaklarını kesmek çok zor,bu tarz tırnak makasıyla pek zorlanmadım çok şükür
ilk günlerinde bebişimi yan yastığı almış yan yatırıyordum fakat sabaha doğru burnu tıkandığı için uyanıyor erkenden güne başlıyorduk.bizde boğulmayı önleyen yastığını aldık ve artık rahat rahat uyuyordu bebeğim onsuz misafirliğe bile gitmiyorduk,sık sık kılıfını yıkıyordum gecelerı emzirdikten sonra gazını çıkarmadan yatırabılıyordum ve uykuya dalması kolaylaşmıştı bu yastıktan sonra...
mikrodalga da kullanılan basit ama kullanışlı bi ürün biboronlarımız herzaman hijyenık sayesınde
bu şirin mavi banyo termometresi banyo zamanlarımızı hem keyifli hem de güvenli hale getiriyor 36-37 derecede yıkıyorum bebişimi

34.HAFTA; SON HAZIRLIKLAR

34.Hafta fotografımız,sanki tombul bi sudem yolda gibi...bu haftalar biraz gerginiz çünkü boynunda kordon varmış bebişimin,doktor günde 10 dan az hareket ederse hemen gel dedi,neyseki hareketlı bı bebek azalırsa hemen farkederdim çok şükür herşey yolunda gitti.Doğum şeklinin büyük ihtimalle sezeryan olacağını söyledi riske atamayız dedi kordon nedenıyle.Ve sonuçta da öyle oldu.
Bu arada bızde doğum için hazırlıklara başlamıştık çoktan alışverişler yapılıyo,bebişime biz pek kıyafet ve battaniye tarzı ürünler almadık çünkü ananesi ve babannesi bu işleri çokdan halletmişler örgüler örülmüş herşey yıkanıp ütülenmişti.Biz de alışverişimizi genellikle internetten yaptık.Neler mi aldık?Bi sonra ki yazımda en çok kullandıklarımla sizlerleyim.

25.HAFTAMIZ

Minik kuşum gelişimin 25.haftasında bize bu tatlı pozu verdi,herşeyin yolunda gitmesi çok güzeldi.Sağlıklı,kıpır kıpır bi bebekti sudem.16. haftamda artık rahattım kokular beni rahatsız etmıyor herşeyi yiyebiliyordum.Haftanın neredeyse 3 günü balık yemeye çalışıyordum babam sağolsun buzdolabımızı hiç boş bırakmıyor,armutludan bol bol balık yolluyordu.Geceleri süt içmeden yatmıyordum zaten soğuk şekersiz sütü çok severim ama doğumdan sonra yenı yenı içmeye başladım çok gaz yapıyormuş inek sütü bebişime.Doktor hazır çorba,çiğ et ürünleri ve hazır tabletleri kullanmamamı söyledi,bende bi türlü hazır çorbanın tadını hiç sevememiştim zor olmadı yani.Sebze ve meyve tüketmeye de gayret ettim aaa cevizi unutmayayım.Bizim evde ekmek sadece kahvaltıda tüketildiği , tatlıyıda kararında yediğim ve ne yazıkkı çok istediğim halde aşermediğim için 11 kiloyla hamileliğimi tamamladım.Ah ah şu kocama çektirimedim hiç mi insanın canı bişey çekmez,sağolsun onun canı benden daha çok şey çekti :))
Kısacası güzel bi hamilelik geçirdim,bel ağrılarımı , son haftalarda nefes alamamı(ayaklarını göğsüme dayadığı için) ve yatakta bi sağa bi sola dönmekten geceleri oda oda gezinip yatacak yer aramaktan uyuyamadığımı saymazsak.

21 Ekim 2010 Perşembe

13.HAFTAMIZ; SUDEMLE MARDİN GEZİSİ


Bebişim 13. haftasındayken babamızın işi nedeniyle mardin turu yaptık tabii doktora danışıldı.Çünkü uçakla olcaktı bu kısa seyehatımız.Mide bulantılarımın yoğun olduğu döneme rastlamıştı o güzelim yemeklerin kokuları bana hiç bu kadar kötü gelmemişti.16. haftamın sonuna kadar et ürünleri yiyemedim,genellikle çorba ve kahvaltıyla geçirdim bu dönemi.Yanda resmi görülen Mardin büyük otelde kaldık,sabahları otelde kahvaltı yaptık,kahvaltısından pek memnun kalmadık ekmek yoktu pide vardı o da çok sertti, peynirler aşırı tuzlu ve zeytinler yenilecek gibi değildi....Odalar ise camlara kilim şeklinde yapılan perdeler otantik bi görüntü sağlasa da tozlanmaya elverişli yapıdaydılar.Tabii en güzeli mezopatamya manzarası,ucsuz bucaksız harıka bi manzara....
















Akşam yemeği için cerciş murat konağını tercih ettik,çok da beğendik hem yemeklerini hem de ortamı.Koca bi tepside mezeler geldi tadımlık kaplara konulmuş tebbuli, tebbel, muammara, kiremfum, megbus ve tuzundan arınmak için sıcak su içindeki peynirin tadı hala damağımda sıcak pideyle harıka gitmişti.






Tabi oralara kadar gidip de süryani kahvesi içmeden gelinmezdi.Osmanlı dönemini anımsatan kadife süslü bi tarzda dekor edilmiş bi şekilde sunuldu,bu sunum içinde gelen kahvenın tadı da bi başkaydı.









Mardin sokaklarında dolaşıp halk pazarını gezdik bize eşlik etmek için can atan,harçlığını kazanmak için çabalayan 13-14 yaşlarında bi çocukla beraber.Eski şehir, yeni şehir diye ikiye ayrılmış kent,tarihi mardin kalesini uzaktan izlemekle yetindik çıkmak yasakmış gece ışık saçan görüntüsü görülmeye değer gercekten.Mardinin meşhur telkarisinden ve badem şekerinden almadan dönmedik tabii.











Ertesi gün Midyat ve Hasankeyf turu için araç kiraladık.İlk önce deyrulzafaran manastırını(safran manastırı) gezdik farklı bi havası olduğunu söylemeden geçemiyceğim.Hala aktif durumda olan manastır ortodoksların ibadet yeri olmayı sürdürüyor.Ve midyat ta mor gabriel manastırını,mardin sokaklarını çocuk grubu eşliğinde dolaştık.
Hasankeyf tarih ve doğanın içiçe olduğu bir yer,ayaklarımız suyun içinde balık keyfi yaptık,genç rehberimiz sayesinde biçok bilgiye sahip olduk derslerini gercekten iyi çalışmıştı boş boş etrafa bakarak gezmemiş olduk,kaleye çıkıp,hasankeyf manzarasına hayran kaldık.

EN BAŞA DÖNELİM ; SUDEM 9 AY SONRA BİZİMLE



kocişle üniversite de tanıştık ve 15.09.2006 da eskişehir de evlendik.Ve 3 yıl olacaktı yakında 2009 hazıran ayında artık bi bebiş lazım da geç bile kalmıştı aramıza katılmaya,yani planlı bi bebekti sudem temmuzda iki çizgiyle haberi ulaştı çok mutluyduk babasıyla beraber.Hemen doktora gidip kesinleştirdik bu durumu ilk resmiyle ve pastamızı keserek dostlarla kutladık.Artık geri sayım başlamıştı ailelere haber verildi sevinç vardı herkesde.

12 Ekim 2010 Salı

mini mini hanım sudem 7 aydır bizimle


Güzel kızım sudemim dün 7.ayını doldurdu.Annesi 3 hafta önce işe başladı,öğle tatilinde ve akşam 4 buçukda koşa koşa eve gidiyor.Hergün değişik bişeyler yapıyor benım kızım 6.ayın başında emeklemeyi halletmişti,artık koltuğa tırmanmaya sıralamaya çalışıyo,ellerini koltuğa vurmaya oyuncaklarını fırlatmaya, sepetinden aşağıya bakmaya,sepetinde vakit geçirmeye bayılıyo.5. ayında katı gıdalara başladık kilomuz yavaş ilerlediği için.Bebişimi kilo almadığı için doktoro götürdük idrar yolu iltihabı çıktı ve antıbıyotık tedavısı gördü,fakat tekrarladı.Doktor değiştirdik yeni doktorumuz çinko ve multivitamin takviyesine başladı iştahını artıralım dedı.Bol bol su içirmemi söyledi idrardaki mikrobtan kurtulmak için.İnşallah bi daha ki tahlil sonucumuz temiz çıkar.Sabah genellikle 6:30-7:00 da güne başlıyoruz.Emerken uyanıyoruz zaten gülücüklerle güne başlıyoruz.Genellikle terlemiş uyanıyor pijamasını çıkartıp altını değiştiriyorum,öpüp kokluyorum bol bol yan yana yatıyoruz kızımla yüzümü gözümü yoluyor,babasını görür görmez hemen sırıtıp üstüne atlıyor,kulağıyla oynuyor saçını çekiyor kısa saçını nasıl çekmeyi beceriyor bilemiyorum.onlar baba kız oynarken ben kahvaltıyı hazırlayıp,giyiniyorum.Hepberaber kahvaltımızı ediyoruz sudemi babanneye bırakıp işe gidiyoruz.Babannesi kahvaltısını yedirip uyutuyor.Sudemin günlük menüsü;
KAHVALTI
bebe bisküvisi+pekmez+labne peyniri+devam sütü karışımı(yumurtayı ayrı yemeyi seviyor)
portakallı-mısırlı ,ballı-irmikli kaşık mamalarıda çok severek yiyor
ARA ÖĞÜN
armut,muz yada şeftali püresi
ÖĞLE
anne sütü alarak uyuyor
tarhana çorbası(çoğunlukla)
sebze püreleri
kavanoz mamaları
ARA ÖĞÜN
yoğurt
anne sütü
AKŞAM
muhallebi
anne sütü alarak uyuyor(8:00-9:00)
tabii bu menüde sapmalar yaşanmıyo değil:)))